Aşk

Bence aşk sadece filmlerde ve masallarda var olan ancak gerçek hayatta asla var olamayacak bir kavramdır. Sürekli aşk ile sevgi kavramını karıştırırız. İkisi aynı gibi gözükse de aslında birbirinden tamamen farklı iki dünyadır.

Aşkı dolu dolu yaşadığımız günleri hatırlayalım. Hani o kişiye aşık olduğunda ya da aşık olduğunu zannettiğinde için kıpır kıpır olduğu zamanları bir düşün. O zamandan bu zamana ne değişti? Hala o ilk zamanlarda hissettiğin aşk duygusu şu ana kadar geçerli mi?

Aşkın Anlamı

Evet, hayatınızda bazı kişilere çok fazla anlam yüklemiş olabilirsiniz. Aşkın, insanı çok saçma hallere düşüren bu özelliği maalesef hepimizde aynı etkiyi bırakıyor. Aşkın sadece masallarda olduğunu söylüyorum çünkü bazen hayatımız masalın ta kendisi olabiliyor.

Çok seviyoruz, çok değer veriyoruz, çok bağlanıyoruz… Aşk, kalbimizle beynimiz arasına kocaman duvarlar örüyor. Ne zaman beynimizde yardım istesek karşımıza aşk engeli çıkıveriyor. Buna engel olamıyoruz..

Aşkla ilgili hayatımızda yaşadığımız bütün deneyimler bizleri olgunlaştıran en büyük hikayelerdir. Yaşadığımız bu hikayeler bizlere çok büyük bir ders verir; beynini her zaman kalbinden önde tut.

Mantıklı kararlar alabilmemiz için beynimizden gelen o akıllıca sesleri dinlememiz gerekir. Aşk, bu seslerin duyulmaması için elinden gelen her şeyi yapar. Mantıklı olan her şeye karşı sağır olmamızı sağlar.

O yüzden aşk varsa kesinlikle mantık yoktur. Zaten mantığın olduğu bir yerde aşk olamaz. Çünkü aşk yazılı olmayan kurallarla çevrilidir. Ya bu kurallar her zaman kalp tarafından yazılır.

Aşkın Anatomisi

İşin felsefi boyutunu bir kenara bırakalım. Aşık olmak tam bir saçmalık mıdır yoksa herkes için yaşanması gereken muhteşem bir duygu mudur?

Bu sorunun cevabını hiçbir zaman tam anlamıyla vermek mümkün değil. Çünkü aşk bir saçmalıktır tezinden yola çıkarak hayatımızı sürdürmeye devam etsek, aşk ile karşılaştığımızda bu tezlerin ne kadar yanlış olduğunu hemen anlarız.

Bir insana ne kadar bağlı olduğumuz, onun yanımızda olmadığı zamanlar ne kadar çok özlem duygusu hissedeceğimize bağlıdır. Aşkta böyle bir şey; onu göremediğin her an özlersin. Bazen yanında olduğun zamanlarda bile özlersin..

Aşkın çok farklı bir anatomisi var. Hiçbir zaman tam anlamıyla açıklanamayan ancak tanımının aslında çok basit olduğu bir kavramdır aşk! Bazen seneler sürebilen bazen de birkaç gün içerisinde unutulup gidebilen bir duygudur aşk.

İnsanların çoğu aşkın insanın hayatında sadece bir kere var olabilen bir duygu olduğunu söyler. Buna katılmıyorum. Bence insan hayatı boyunca birçok kez aşk duygusunu yaşayabilir.

Bazı aşklar on yıllar boyunca sürebilir tabii ki. Ancak unutmamamız gereken bir şey vardır. Yıllarca süren bu aşk her zaman aynı seviyede değildir. Bir insana olan aşkımız her zaman ilk günkü gibi aynı kalmaz.

İlk zamanlar bir insan olan aşkımızın boyutu tarif edilemez olabilir. Ancak zamanla aşk, yerini sevgiye bırakır. Sevgi, zamanla yerini saygıya bırakır. On yıllarca süren evliliklerin sırrı işte budur.

Aşk, çoğumuzun hayatında çok önemli bir yere sahiptir. Bazılarımız bu duyguyu görmezden gelebilir. Ancak bu duyguyu ne kadar çok görmezden gelirseniz o kadar çok karşınıza çıkar. O yüzden bazen akışına bırakınız sizin için en doğru olandır.

Çünkü aşk zorlanarak asla elde edilemez. Aşkı elde etmek istiyorsanız çabalamalısınız. Bazen sadece çabalamanız da yetmez. Çok sabırlı ve çok dayanıklı olmalısınız. Çünkü aşk her zaman güçlü bir kalp ister. Hem kalbinizin hem ruhunuzun güçlü olması aşkınıza sahip çıkabilmeniz için çok önemlidir.

Bazen aşk sizi yanından uzaklaştırmak için elinden gelen her şeyi yapacaktır. Siz de ısrarla aşkın yanında durabilmek için bütün yeteneklerinizi kullanacaksınız. Çoğu zaman bu durum karşısında inatçı olabilmek avantajdır. Bazı durumlarda ise inat, dezavantaja dönüşebilir.

Evet inatçı olun ve aşkınızı ispatlayabilmek için her şeyi yapın. Asla pes etme ancak sakın ama sakın her ne olursa olsun aşk için karakterini değiştirme. Bırak senin böyle kabul etsin. Olduğun kişi olmaktan utanma. Eğer değiştirebiliyorsan kötü özelliklerini değiştir. Ancak hiçbir zaman iyi özelliklerinin aşk uğruna değişmesine izin verme.

Maalesef hayatımız bir Hollywood filmlerindeki gibi değil. Bilirsiniz aşk filmlerinin sonu her zaman iyi biter. Hayatımızda yolunda gitmeyen birçok şey olacaktır. O yüzden bazen aşk yolunda harcadığımız o kadar enerji ve döktüğümüz onca gözyaşına rağmen sonu istediğimiz gibi bitmeyebilir.

İşte bu noktada vazgeçebilmeyi öğrenebilmemiz gerek. Evet, aşk ne kadar güzel bir duygu olursa olsun bazen ondan vazgeçebilmemiz gerekiyor. Çünkü, kalbimiz beynimize hükmetmeye başladığı anda bütün kontrolü kaybedebiliyoruz.

Aşkı doya doya yaşa. Bu duygunun sende hissettirdiği her şeyi sonuna kadar yaşa. Ancak ne zaman o duygular sana zarar vermeye başlıyorsa o zaman bu duyguları kontrol edebilmeyi öğrenmelisin.

Çok zor gibi gözükse de aslında çok kolay bir şekilde aşk duygusunun senin üzerinde bıraktığı etkileri azaltabilir hatta yok edebilirsin. Bunun için yapman gereken tek şey farklı alışkanlıklar kazanmak.

Zihnini farklı şeylere ne kadar meşgul edebilirsen o kadar çok bu duygulardan arınabilirsin. Farklı insanlarla tanışmak, farklı yerlere gidip doya doya gezmek, sürekli kitap okumak ya da film izlemek buna benzer aktiviteler zihninin iyi anlamda meşgul edebilmek için çok önemlidir.

Dünyada milyarlarca insan var. O yüzden tek bir insana körü körüne takılı kalmak çok anlamsızdır. Belki de aradığın aşk senden kilometre harca uzakta bir yerde senin onu bulmanı bekliyordur. Belki de şu an aşkı bulduğunu zannettin o kişiden aslında sadece hoşlanıyorsundur.

Farklılık zihni geliştiren en önemli faktörlerden biridir. Hayatınızın kontrolü sizin elinizde. O yüzden beyninizi her zaman kalbinizden bir adım önde tutun. Ve kendinizi rüzgarın akışına bırakarak hayatın keyfini doya doya sürün.

Yoruma kapalı.